Merhaba, şirketimizde bi junior pozisyonuna eleman arıyoruz. Tecrübe vs istemiyoruz, yeni üni mezunu yeter. Kafası sayılara çalışsın, sebep-sonuç ilişkilerini anlasın, farklı kültürlerle çalışabilsin vs. İlan yaklaşık 3 aydır online ve sadece 5 kişi başvurdu. 4ünü eledik, birini ise görüşmeye çağırd
Merhaba, şirketimizde bi junior pozisyonuna eleman arıyoruz. Tecrübe vs istemiyoruz, yeni üni mezunu yeter. Kafası sayılara çalışsın, sebep-sonuç ilişkilerini anlasın, farklı kültürlerle çalışabilsin vs.
İlan yaklaşık 3 aydır online ve sadece 5 kişi başvurdu. 4ünü eledik, birini ise görüşmeye çağırdık. Letter of motivation ı çok jenerikti, her başvurusuna ayrı paragraf döşesin beklemiyoruz ama şirketin veya pozisyonun adı bir kez bile geçmiyordu, bu bendeki ilk eksisi oldu adayın. Ama o kadar kimse başvurmadı ki yine de çağırdık.
Görüşmeye 8 dk geç geldi (toplu taşımanın vs dakik çalıştığı bir avrupa şehrindeyiz), geç geleceğini İKya haber vermedi, geç geldikten sonra özür de dilemedi bizden ve şaka gibi 3-4 kere zaman yönetiminin oldukça iyi olduğundan bahsetti :D Şirket hakkında basit bazı sorular sorduk, internet sitemizde bulabileceği şeyler, kaç ülkede operasyonumuz var, iş sahamız nedir vs. Hiçbirine cevap veremedi hatta direkt “bilmiyorum” dedi. İş ilanında birkaç teknik terim var, bu işe başvurdu ya, araştırıp araştırmadığını sordum. Ona da hayır dedi. Sektörle ilgili genel sorular sorduk, cevap veremedi. (Sektörün en büyük rakibe karşı dezavantajı nedir vs tarzı) Sonuç olarak çok kötü bir performans gösterdi görüşmede. Ama müdürüme sempatik geldiği için 1-2 ödev gibi bir şey verip tekrar bir şans vermek istiyorlar. Ben istemiyorum çünkü direkt benle çalışacak, benim junior ım olacak. Bu kadar ilgisiz biriyle anlaşacağımı sanmıyorum. Bana da sempatik geldi bu arada ama yeterli değil benim için. Bu arada üniversitede okuduğu bölüm, ders notları vs oldukça iyi, kafalı birine benziyor, yalan yok. Müdürümün derdi ise bir an önce birini işe almak o yüzden daha fazla beklemek istemiyor.
Neyse genel olarak merak ettim, böyle birini işe alır mıydınız?
0
kuehles blondes (27.10.24)
Almazdım. Letter of motivation hiç önemli değil. Diğer söylediklerin çok büyük red flag. Boşuna vakit ve emek kaybınız olur. Kesinlikle almayın.
0
gabe h coud
(27.10.24)
Ben elerdim, eledim de. Neden;
-Gec kalabilir, 8-10 dk icin sorry dememesi cok buyuk olay degil -cover letter’da mentionlamamasi evet sikinti ama no big deal -ucan kacan bir metin yazdiysa biraz red flag. Boylelerinin ici bos poset cikiyor. Yasandi karsim shshsj -sirketle ilgili bilmiyorum demesi, arastirmamasi kesinlikle sikinti. Isi isteyen, pozisyonu ve sirketi biraz sorusturur, en azindan kim bunlar diye bakar.
Eleman yeterince istemiyor sizi bence.
0
mor oje
(27.10.24)
Anladığım kadarıyla çocuk kafası çalışan biri ama şirketi nerdeyse hiç bilmiyor. Yeni mezunsa veya öğrenciyse genelde çoğu yere atıyordur başvuru linkini. Yoğunluğu şu bu derken fırsatı da olmamıştır.
Bazen de umutsuzca başvuru yapıldığı oluyor ondan bi anlık yakalanmış olabilir. Bu tipte biri için ikinci şansta bakılacak en önemli kriter “alırsak şirkete bağlanabilir mi ve uzun süreli çalışır mı” tarafına bakmanız gerekiyor. Bazen böyle tipler hem zehir gibi çıkıyor hem de yapışıp şirkete uzun süreli çalışan olabiliyor. Tekrar denenmeli bu şartlarda ama dediğim kriterler üzerinden.
0
avatar is back
(27.10.24)
başıma bir şey gelmeyecekse ben o kadar da kötü bulmadım. çok ihtimam göstermediği belli ama yanınızda işi öğrenip başarılı olabilir, niye olmasın?
> toplu taşıma istediği kadar dakik olsun, neticede toplu taşıma. heyecanlanmış olabilir, geç kaldığı için panikleyip özür dilemeyi düşünememiş olabilir. sonuçta İŞ GÖRÜŞMESİ bu daha, 10 dakika operasyonunuzu o kadar etkileyecekse kolay gelsin, çalıştıracak adam bulamazsınız. atom parçalamıyorsunuz herhalde.
> iş arayan insanlar sadece size başvurmuyor, 50 tane yere yazı yazıp mülakatlara davet ediliyorlar. o da şanslıysalar. kimse bir kuruş almadığı bir işin detaylarını bilmek zorunda değil. operasyonlarınızı, faaliyet alanlarınızı birkaç saat içinde anlatırsınız. zor şeyler değil bunlar. yok eğer zorsa çalışacak çocuğa biraz kolaylık gösterin bir zahmet.
siz kendiniz de sempatik bulmuşsunuz, kafalı görmüşsünüz, niye almayasınız? allah kelamı değil bu sonuçta deneme süresi filan yok mu beğenmiyorsanız gönderirsiniz?
adam gelip orada 40-50 saat mesai harcayacak, karşılığında milyoner de olmayacak. bu şirketlere/kapitalizme bağlılığını anlamıyorum insanların. siz çok mu zenginsiniz mesela, çocuğa niye bu kadar kuruldunuz? gecesini gündüzüne katıp size daha fazla kazandırmak için mi uğraşması gerekiyordu daha işe bile girmemişken?
yaptığınız işleri bu kadar ciddiye almayın, egonuzu bir kenara bırakın derim. hepiniz başkalarını zengin etmek için uğraşan işçilersiniz.
0
mark greg sputnik
(27.10.24)
beklentiniz çalışıp gelmesi yönünde olmuş ama fazla bir beklenti diye düşünüyorum. her ilana başvurduğu şirket sizin gibi beklentiye girse başvuranın hali ne olur diye düşünün derim. işi yapabilecek potansiyeli varsa alınır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.10.24)
Benim kararim negatif olurdu. Mudure de elemani ise alarak sirketin aldigi riskleri aciklardim...
> toplu tasima vs mazeret degil. Gerekirse taksiye binip zamaninda (hatta 10-15 dk one) varacak gorusme yerine. Yarin obur gun deadline olan bis sey yapmasi gerekirse sIkIntisini siz ceklersiniz.
> sirketiniz hakkinda hicbirsey bilmemesi esittir ise ilgisi olmamasi!!! Derdi bir yere kapagi atip baska bir yere gecene kadar para kazanmak bence.
> Sempatik olmasi bazilarina ilginc gelebilir ama elemandanin bir cabasi yoksa bu da fazla uzun surmez.
> Kafali biri ise soz de geciremezsiniz... bur sure sonra verdiginiz tum isleri kendi kafasina gore yapmaya baslar.
> odev ile sans vermek nedir ya? SInav suresi bittiginde kagidi bos olan ogrenciye sinifta kalmasin diye yarim saat ek sure verip bir de uzerine (kolay) yeni soru verip kagida yazdigi fikraya puan vermeye benziyor.
Haa... alinmaz mi ise? - yukaridaki riskleri goz oununde bulundrarak alirsiniz, ama verim sifira yakin, retention rate sifir, is disiplini eksi !!!
0
parcxerox
(27.10.24)
10 küsür yıldır duyurudayım bu kadar az cevaba rağmen bu kadar tiksindiğim duyuru az olmuştur ahaha yarın bi gün deadline'a yetişemezmiş bak sen. niye? iş görüşmesine sekiz dakika geç kalıp özür dilemediği için. allah sizi kahretsin başka bir şey demiyorum. köle robotlar sizi. daha çok çalışın belki iki kuruş fazla kazanırsınız.
0
mark greg sputnik
(27.10.24)
- letter of motivation benim için hiç önemli olmazdı bunu zorunlu kılan ilanları anlamıyorum zaten genellikle çok anlamsız bir şey (belki bazı pozisyonlarda gereklidir ama benim gördüklerimde öyle değildi), opsiyonel olduğu halde doldurduysa zaten önemsiz kötü olması. - görüşmeye geç gelinmesi bence önemli bir eksi. mülakattır, sınavdır vs. bu tarz şeylere giderken yaşayabileceğim tüm aksilikleri düşünüp ona göre hareket ederim ve böyle yaklaştığım hiçbir şeye asla gecikmedim. olabilirdi düşündüğümden de büyük aksilikler gelebilirdi başıma ama bu durumda mutlaka karşı tarafa bunu bildirir kusura bakmayın derdim. geç kalıp bir bahane de sunmaması bence işi çok da istemediğine işaret bu sebeple. - şirket hakkındaki sorulara cevap verememesi bence önemli değil. işi siz öğretecekseniz teknik terimlere cevap verememesi falan da pek önemli değil bence. yani sizin ne aradığınıza göre değişir tabi bu ama işsiz birisi ya da işinden ayrılmaya karar veren birisi üst üste bir sürü ilana başvuruyor hepsini o kadar araştıramaz herhalde. ama bazı pozisyonlarda daha önemli olabilir o detayı bilmiyoruz tabi. yani tamamen teknik bir pozisyonsa şirket hakkındaki soruları bilip bilmemesinin hiç önemi yok ama atıyorum ik'ya ya da satışa falan alınacaksa yaklaşım olarak bu tarz şeylere önem vermesi beklenebilir.
sonuç olarak ben geç kalma mevzusunu ve bu konuda hiçbir şey dememesini önemser üstünü çizerdim. ancak ilan aylardır duruyor ve sadece 5 kişi başvurdu diyorsanız daha iyi birini bulabileceğiniz bir pozisyon değildir belki de. öyleyse bazı şeyler sineye çekilebilir.
0
semaforo de medianoche
(27.10.24)
3 aydır açık olup 5 kişinin başvurduğu şeyde, siz almak zorundasınız gibi görünüyor. Belli ki şartlar veya şehir bişey düzgün değil ki millet başvurmuyor.
Zaman yönetimi iyi diyince siz neden geç kaldığını belirtip onu sormadınız?
Şirketi vs. araştırmadan gelmesi daha kötü bence ama 100 tane yere başvurmuş buraya görüşmeye gelmiş olabilir. Artık öyle oluyor. Z kuşağının da pek eyvallahı yok. Gerçekten ilgisiz mi yoksa anlık mı öyle denk geldi anlamak için tekrar görüşebilirsin bence.
Bu arada, burada muhtaç durumda olan siz gibisiniz onu tekrar hatırlatayım. Ha eğer illa gerekmiyorsa bekleyin bi 3-5 ay daha. Ama alıp deneme süresinde bi bakıp 2-3 ay, ona göre karar vermek de mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(27.10.24)
@mark
fazla tepki veriyorsun :) bu nasıl bir tavır, egodan bahsediyorsun ama bir daha oku istersen yazdıklarını. dümdüz hakaret ediyorsun. hiciv falan olsa bari. iyi misin? Herkes fikrini söylüyor. Sen hakaret ediyorsun.
kuehles blondes’in de dediği gibi, onunla çalışacak bu kişi. iş öğretecek. vaktini verecek. kendi başına kasada ya da üretim bandında çalışmayacak. kendisini direkt etkileyecek bir çalışan için temkinli davranması ve doğru kişiyle ilerlemesi en doğal hakkı.
Bu arada, işi hak etmeyen birini işe almak, dışarıdaki hak eden insanların hakkına girmektir. Doğru kişiyi bulana kadar işi kendisi yapsa daha az yorulur.
0
gabe h coud
(27.10.24)
Letter of motivationda kimse her basvurusu icin ayri mektup yazamaz ama yalandan pozisyonun veya sirketin ismini gecirir bir cümlede diye düsünüyorum ama biz de cok önem vermedik, ona ragmen cagirdik zaten görüsmeye.
Gec kalmasi benim icin net negatif puan, insanlik halidir, olabilir, haber vermesi gerekirdi diye düsünüyorum.
Kimse ayni tek ise basvurup o sirketten cevap bekleyip ona göre baska sirkete basvurmuyor. Hepimiz ayni anda belki 20-30 basvuru yapiyoruz. Linkedin‘den bi butona basinca bile basvuru oluyor artik. Ama görüsmeye cagiriliyorsan „bakiyim basvurmusum ama nereye/neye basvurmusum“ diyip o sirket hakkinda genel bir fikri olmasi lazim bence adayin. Sordugumuz soruya cevap veremese bile „sordugun sorunun cevabini bilmiyorum ama sirketle ilgili x konusu dikkatimi cekmisti“ diyip bir fikri oldugunu gösterebilirdi.
Acikcasi görüsme randevusunu 3 gün önceden yollamadik, 2 hafta öncesinden randevusu oldugunu biliyordu, o arada biraz hazirlanabilirdi. Pozisyon, takim vs hakkinda sorulari var mi diye sorduk, ona da hayir dedi. Evet, teknik terimler konusunda hakli olabilirsiniz. Baksaydi iyiydi ama bakmamis. Pozisyonun basligi „x planlama“, x ne biliyor musun dedim, hayir dedi. Hicbir sey bakmadiysa o isi isteyip istemedigini nereden bilecek? Bana garip geldi acikcasi. Sirket ülkenin en büyük ikinci isvereni, stabil, maaslar fena degil, haftalik calisma saati 38,5 saat (reelde de böyle bu arada)
Sorun gercekten birine su anda ihtiyac duymamiz.
@mark lütfen sakin olun, olayi kisisellestirmeye gerek yok :)
0
🌸kuehles blondes
(27.10.24)
Bu arada önceki junior sirketten ayrilmadi, sirket icinde bir üst pozisyona gecti baska departmana. Ve onun basvurusuyla bu basvuruyu karsilastiriyorum, kiyas kabul etmez, cok iyiydi onunki. Hatta o zaman reddettiklerimiz bile bu adaydan iyiydi. (Sebebi eski juniorin görüsmeye cok iyi hazirlanmis olmasiydi)
0
🌸kuehles blondes
(27.10.24)
sadece yol yordam gösterilmemiş bir cevher olabilir, denemekten zarar gelmez. gençlerin genç olduğu için hata yapma hakları olduğunu düşünüyorum. zaten kimse başvurmuyormuş, demek ki iş de süper bir iş değil.
0
titanyum22
(27.10.24)
Bence arayış tarifinize kıyasla yanlış detaylara odaklanmışsınız.
Tecrübesiz junior alıyorsam bakacağım tek şey görüşmede söylediğim şeyleri anlayarak mı, yoksa boş gözlerle mi baktığı olurdu. Anlık olarak bir konudaki kavrayış ve idrak yeteneğini test edecek mantık temelli sorular sorardım. Şirket ve sektöre hakimiyet gibi öğrenilmiş bilgilerin sorgulanmasından bahsetmiyorum.
0
akhenaten
(27.10.24)
bu kisinin ise alinmasi durumunda 4 ay sonra sabahlari ofise gec gelmesine laf etmeniz durumunda size verecegi cevabi yaziyorum: "eger isi bitiriyorsam, saat kacta geldigim neden önemli ki?"
0
alice in potatoland
(27.10.24)
@alice in potatoland bu durum ama cidden önemli degil bizde. Isi bitiriyorsa daha dogrusu is arkadaslarinin ve isin ritmine uyuyorsa ise gec gelmis/erken gelmis önemli degil.
0
🌸kuehles blondes
(28.10.24)
@sputnik hangi galaksiden cevap yolluyor bize bilmiyorum ama bu gezegende begensek de begenmesek de durum bu. Olay kapitalizm, sosyalizm, vs gibi cok derin veya felsefi konular degil. Evrim teorisi... Is ortaminin (ki Avrupa sehri olarak belirtilmis... Istanbul veya Edirne olmadigini kabul ediyorum) genel talebi bu. Bu tur "tiksinc" detaylara takmayan insanlarin sayisi daha fazla oldugu gunleri de goruruz insallah. O zaman da biz o duruma uyariz. Olay bu kadar basit.
0
parcxerox
(28.10.24)
mark greg sputnik +1111
letter of motivation'i gpt'ye yazdirdim. ilana basvururken icerigini dogru duzgun okumamistim bile, gorusmeden 15 dk once web sitelerine ve linkedin sayfalarina goz attim ve hazirlandigimi dusunmelerini saglayacak iki tane soru hazirladim (su teknolojik gelismeyi bir tehdit olarak goruyor musunuz, su alanda bir yatiriminiz olacak mi gibi genel gecer) bir de gorusmenin basinda sirket ve pozisyon hakkinda verdikleri genel bilgileri not aldim ve ordan da baska sorular urettim. ustune de sirketin personel politikalarini didikleyen sorular sordum. gorusme bir anda ik ve yoneticinin bana sirketi begendirme cabasina donustu asdjdnd. ben o isi kabul ettim ve aylardir dogru duzgun hicbir is yapmiyorum (biraz benden, biraz sirketten kaynakli) bakin su anda da duyuruda takiliyorum adsncdf
cikin abi bu kafalardan. bir personelden alacaginiz verimin %80'ì ona sundugunuz imkanlardan, calisma ortamindan, uyumlu calismaktan, desteklenmekten, takdir edilmekten vs gelir. sirketin mevcut personeline sorsaniz "en buyuk rakibe karsi dezavantajimiz nedir" diye, yarisindan cogu bilemez.
0
make a wish
(28.10.24)
kafasının çalıştığına dair emarelere sahipse alırdım.
@mark greg sputnik +1 ek olarak bir şeyi merak ettim; iş görüşmesine o değil de yöneticilerinizden/müdürlerinizden biri "beklenmedik" bir durum karşısında görüşmeye geç katılsaydı o adaydan özür dilenecek miydi?
bir sürü iş görüşmesine gittim, bir iki tanesi haricinde hepsinde 15-20 dakika bekletildim. hepsinde de aynı mazeret: son anda bir durum çıkmışmış da onu halletmişlermişmiş de. ama hiçbiri de özür dilemedi. hem mail hem de çıktı yoluyla cv'm ellerinde olmasına rağmen "bana dair" hiçbir bilgileri yoktu, ellerinde tuttukları cv'mde zaten cevabı olan soruları sordular. yani adamlar bana maaş veriyorsa bedava vermeyecekler, bilgimin ve emeklerimin karşılığında maaş verecekler. ama insan olarak eşitiz ve herkes inceliği hak ediyor.
0
m e b
(28.10.24)
@make a wish: sen o işi istiyormuşsun ki doğru düzgün emek harcamasan bile birkaç pratik yöntemle ilgili gibi görünmeye çalışmışsın. işi istemiyorduysan bile böyle yaparak bana ve muhtemelen seni işe alan kişilere verdiğin imaj bu. duyurudaki söz konusu arkadaş işle hiçbir şekilde ilgili olmadığı gibi ilgiliymiş gibi gözükmeye bile çalışmamış. kendinle kıyaslanacak bir tarafı yok bence örneğin. bu kişinin işi istediği baya şüpheli belki maddi olarak da ihtiyacı yok kariyer olarak da kendine faydalı olacağını düşünmüyor. böyle birinden ne alabilirsin ki? bir de çoğu kişi daha iyi bir fırsat bulduğunda gider başka işe zaten ama böyle bir kişinin gözü çok daha fazla dışarda olur ve çok erken ayrılabilir.
şirketin kazanacağı ekstra 3-5 kuruş benim de umrumda değil sonuçta hepimiz sermayedarlar tarafından sömürülüyoruz bu sebeple maaşlı işlerini çok ciddiye alan insanlar her zaman komik gelmiştir bana. genelde işi çok takmadığımı belli ederim ben enerjimle, yöneticilerle konuşmalarımda bile böyledir bu o yüzden her yerde bana "fazla rahat biri" derler bunlar ayrı. konuya tamamen işe alan kişi gözünden bireyselci bir bakışla bakıyorum. şirketin 3-5 kuruş fazla kazanması ya da az kazanmasını umursadığımdan değil bana ekstra dert yaratmaması (iş yetiştiremeyebilir, yarın projenin ortasında istifa ediyorum diyebilir), çalışma ortamımın tadını kaçırmaması adına almazdım böyle bir kişiyi eğer mecbur değilsem. normalde ekstra dert yaratmasın diye değil fayda sağlasın diye alırsın zaten birini işe ben beklentiyi ekstra dert yaratmamaya kadar düşürdüm bir de.
0
semaforo de medianoche
(28.10.24)
@make a wish, yapmaniz gerekenk yapmissiniz ki. Bu Ben bunda sorun göremedim. Bize isi anlat dese ve ondan sorular türetse gayet memnun olurdum acikcasi :) bu aday hicbir sey yapmadi görüsmede de. letter of motivation deal breaker olmadi zaten, cagirdik görüsmeye.
@m e b evet, özür dilerlerdi. Müdür tel sesini kismayi unutmus, calinca özür diledi hemen böldügü icin.
@semaforo tam bakis acimdan aciklamissiniz, tesekkür ederim.
Bu arada bir genel info daha, devlet sirketiyiz, direkt bakanliga bagliyiz. Sermayedar zengin etme durumu yok ortada :)
for you kisminda türkce haber görüyorum. türkiye ile ilgili bir sey takip etmiyorum. takip etmek de istemiyorum. takip ettigim hepi topu 11 türk var, hepsi standart arkadasim, ünlü falan degiller. türkiye'de de yasamiyorum. türkce de yazmiyorum. ama hala karsima yok bebek cetesi, yok furkan bölükbas
for you kisminda türkce haber görüyorum. türkiye ile ilgili bir sey takip etmiyorum. takip etmek de istemiyorum. takip ettigim hepi topu 11 türk var, hepsi standart arkadasim, ünlü falan degiller. türkiye'de de yasamiyorum. türkce de yazmiyorum. ama hala karsima yok bebek cetesi, yok furkan bölükbasi bilmemne diye haber düsüyor.
0
alice in potatoland (19.10.24)
11 Türk'ün takip ettikleri, çeşitli etkileşimleri nedeyle hadi sen de birşeyler yaz ortalık kızışsın türünden gaza getiren algoritmalardan sebep olmalı.
0
diyecevaplandı
(19.10.24)
Ben bunu %99 oranında başardım. Yukarıdakine ek olarak telefon dilini İngilizce yapın. Ayrıca olarak Türkçe'de en çok kullanılan 30-40 kelimeyi de sessize alın. Konumdan dolayı çok nadir çıkıyor ama yine de akıl sağlığını korumak için yetiyor bunlar
0
spankenstein
(19.10.24)
spankenstein, konumum zaten avrupa. toplamda 250 kisi takip ediyorum, 11 kisi haric hepsi yabanci. telefon dilim de ingilizce. gene de sürekli türkce icerik görüyorum. dedigini denicem, birkac türkce kelimeyi engellicem.
Avrupa’da 5 yaş üstü araçlar hurdaya mı gidiyor genelde
the sound and the fury
Türkiye’deki gibi 20 senelik araçlar var mı sokakta yoksa hep yeni mi Avrupadan kastım Alamanya beyleri ile Portekiz’in bahçeleri Bulgaristan değil.
Türkiye’deki gibi 20 senelik araçlar var mı sokakta yoksa hep yeni mi Avrupadan kastım Alamanya beyleri ile Portekiz’in bahçeleri Bulgaristan değil.
0
the sound and the fury (26.09.24)
Tabiki öyle değil. Zaten 5 senelik araba eski bir araba değildir, hurda zaten değildir. Türkiye'deki sorun sokakta olmaması gereken arabaların fakirlikten kullanilmasi. Avrupa'da da eski araba var ama böyle kartal vs kontrolden geçmez. 5 senelik arabayi eski görürdüm ben de Türkiye'de yaşarken, bunun saçma sapan bir düşünce olduğunu burada anladım. Arabam 2019 model, hala yeni bence.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Bu arada düzgün bakarsan 20 sene de ah vah denilecek zaman değil. Misal eski müdürüm 2004 yılında sıfır audi a3 almis. Simdi emekli olunca satacakti ama 20 yıldız aynı araba vardı.
Bence siz 80ler 90lar demek istiyorsunuz. Yoksa araba böyle sürekli değiştirilmesi gereken bir şey değil.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Hollanda için söyleyeyim hayır. Dizelse vergisi daha çok olur. Ankara'da Hollanda'da gördüğümden daha fazla yeni ve lüks araç görüyorum. Hollandalılar bizim gibi değer vermiyor, küçük elektrikli arabalar ya da leasing ile kiralamayı tercih ediyor çoğu. Ekonomik olmasına bakıyor.
0
marla is in my head
(26.09.24)
Yok daha neler :) ingiltere 2010 Toyota yarisler ülkesi mesela. 2005-2010 arası vw tonla var. Ortalama bi mahallede tr’de ki kadar 2020-24 arası sıfır araç görememe ihtimalin bile var.
Bahsettiğiniz şey zengin körfez ülkelerinde geçerlidir en fazla
0
avatar is back
(26.09.24)
Bugün arkadaşım stuttgart'ta 2011 model polo aldı.
0
HellKeePer
(26.09.24)
almanya'da görgüsüz türkler ve araplar dışında sıfır ya da lüks araba merakı pek yok. sokaklar eski araba dolu. hatta otuz yaş üstü araçlara sonu 'h' ile biten özel bir plaka veriliyor, her yerde görebilirsin bu plakalardan.
bu arada 5 yıllık araba eski bile değil. araba dediğin 15-20 sene sonra eskir.
0
sir gawain
(26.09.24)
5 yasindaki aracin degeri %50 civari duser. 10 yasini gecmis araclarda ise neredeyse sifirlanir ama kullanmaya devam eden cok insan var. zamanla aracin tamir masraflari (ozellikle arac japon degilse) aracin degerini katlayacagi icin 15 sene sonrasinda cogunlukla cope gidiyor diyebiliriz, japonlar haric.
"gelismis ulkelerde bizim gibi gorsusuzler disinda luks araca binen yok" bu da en cok duydugum atmasyon bilgilerden biri. Evet adamlar surekli mercedes ile gezmiyor olabilir, ama bu adamlarin garajinda ferrari oldugunu degistirmiyor. Adamlar bizim turkiye'de hayalini bile kurmakta zorlandigimiz araclara zaten coktan binmis, heriflerin dedesi 911 ile geziyormus, bizimkinin Massey Ferguson traktoru vardi. Orta dogu insani da arayi kapatmaya calisiyor..
En son tanistigim tassakli bir kanadali abi pasli kamyonet ile geziyordu, ama 25+ araci var ki garajinin bir kismini gordum, herifte 6 tane sifir mustang var posetinde sakliyor. Adamlarin baska bir seviyede ozetle.
0
cooperr
(26.09.24)
Fransa'da orta büyüklükte bir şehre geldim, Türkiye kadar yeni araba kesinlikle yok, arabaların çoğu 2007-2015 aralığında. Daha eskileri de var örneğin eski Twingo'ları falan her yerde görüyorum ama ağırlık 10-15 yaşında a ve b segmenti hatchback araçlar. Türkiye'dekine göre çok fazla a segmenti var mesela.
0
duguit
(26.09.24)
iyi durumda olup avrupada kullananlar da var. dizel mizelse ve 10 yaşını aşmışsa romanya'da bulgaristan'da yeni hayata başlamış da var. romanya'nın büyük şehirlerindeki arabaların ortalama yaşı türkiye'deki arabalardan daha genç bence. bu arada arabam 2019 üretimi ve 2020 trafiğe çıkışlı. sıfır bir peugeot 3008 mhev 6 ileri çift kavramadan bin kat daha dayanıklı ve uzun ömürlü olacağını biliyorum mekanik olarak.
0
rain when i die
(26.09.24)
Hollanda’da yaşıyorum arabam 2011 model. TR ile Hollanda arasında sokaktaki arabaların yeniliği bakımından çok bir fark olduğunu sanmıyorum.
0
but that was just a dream
(26.09.24)
Hatta istatistik verisi olsun Avrupa ortalama araba yaşları; tr.euronews.com Kısacası acayip farklı değil ama Türkiye ortalama daha yaşlı evet.
Bir de Avrupa'da kişi başına düşen araç sayısı Türkiye'ye oranla baya fazla. tr.euronews.com
Kısacası Avrupa'da daha fazla eski araba görmek normal çünkü çok daha fazla araba var. Ab ortalaması Türkiye'nin 4 katı.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Avrupa'da da insanlar parayı ağaçtan toplamadığı için hayır; değil beş, on beş yıllık araç bile hurdaya gitmiyor.
0
alice in potatoland
(26.09.24)
fransada daha eski kasa 30 senelik pejoların kullanımı var.
0
mikahakkinen
(27.09.24)
Hollanda'dayim, 2000 model bir arac kullaniyorum, hanimda da 2003 model bir arac var. Yeni bir arac alacak parayi bir araya getirmem mevcut dinamiklerde imkansiz. Parasi olup dandik araba kullananlar da vardir ama bircok insan icin tamamen butceyle alakali, sadece adamlar mutevazi ya degil olay. Zamaninda sifiri 8000 euroya satilan Toyota Aygo'lar hala 15 yasindayken 2000-3000 euro civarlarina gidebiliyor.
Sokaklarda degeri nerdeyse sifirlanmis araclardan cokca var. Mesela daihatsu ve daewoo'nun A segmenti arabalarindan bile bol bol goruluyor. Eskisi yenisi her turlusu var. Sokaga cikildiginda boyle araclar da oluyor, mercedes, bmw, porsche vs de oluyor. Turkiye'de sik gorulmeyen mesela VW California da oluyor ki dunyanin parasi eden bir arac.
ama bi debriyaj istese yarim asgari ucret gidiyor. bakimi servisi ceyrek asgari ucret. en ufak bi sorunla servise gitsen yine ceyrek asgari ucret.
sifir alayim desen 10-15 asgari ucrete alabilirsin. lease yapayim dersen sartlara gore 1/8 asgari ucret odeyerek cok daha iyi arabaya binebilirsin ama senin olmaz.
eski arabanin vergisi de fazla, masrafi da fazla. yeni araba daha ulasilabilir. ama eski araba hurda demek degil. ben arabama iyi bakiyorum, ufak tefek tamirini kendim yapiyorum, alirken dikkatli aliyorum, muhtemelen 20 yasina kadar binerim ciddi sikinti cikarmazsa. sagini solunu bildigim icin de debriyaj falan yaptiririm cekinmem, cunku gerisi saglam. bunun yerine yine 2 asgari ucret verip ikinci el araba alsam onun da ne oldugu tam belli degil vs.
Merhaba. Bizim bebek 6 aylık olacak kısmetse, bir arkadaşım 6 aylıktan sonra yüzme öğrenebilir gibi bir şeyler dedi :). Ben yüzmeyi sevdiğim için dalga geçti sandım ama sanırım böyle bir şey varmış. Acaba böyle bir şeyi tecrübe eden var mı? Ben çok isterim bebiş erken dönemde yüzme öğrensin belki sp
Merhaba. Bizim bebek 6 aylık olacak kısmetse, bir arkadaşım 6 aylıktan sonra yüzme öğrenebilir gibi bir şeyler dedi :). Ben yüzmeyi sevdiğim için dalga geçti sandım ama sanırım böyle bir şey varmış.
Acaba böyle bir şeyi tecrübe eden var mı? Ben çok isterim bebiş erken dönemde yüzme öğrensin belki sporcu falan olur hatta.
0
eisberg (25.09.24)
ben nisan doğumluyum, doğduğum senenin yazında annemlerle denize girmişim deniz simidiyle. Sonra da işte kolluk falan derken 4 yaş civarı yüzmeyi öğrendim. Bu yaşta kolluksuz yüzdürmeyecektir kurs da diye düşünüyorum o yüzden beraber denizde yüzün yazları bol bol. Denizi sevdikçe kendisi öğrenir zaten birkaç seneye.
0
nundu
(25.09.24)
kasların gelişimi açısından götürebilirsiniz ama 6 aylık bebeği yüzme öğrensin beklentisiyle götürmek garip geldi. 8 haftalık kurs sonucu 8 aylıkken yüzme öğrenebileceğini mi iddia ediyorlar mesela? instada filan görüyorum en fazla su korkusu olmaz ve birkaç metre su altında gidebilir ya da kendini ters olarak su üstüne çıkarabilir heralde. onun dışında kulaç atma gibi şeyler ilk yaşlarda zor.
0
elorelia
(25.09.24)
Aslinda burada onemli olan komut almak ve uygulamak o da 4-5 yasindan once olmuyor, cocuk kendi kafasina gore takiliyor :)
yuzme ogrenmek degilde, biz baby spa ya goturuyoruz. Hem yuzuyor hem fizyoterapist esliginde gelisimi izleniyor. Bu yuzme ve su da vakit gecirme elbetteki cok kucuk bir havuzda ozel simit esliginde oluyor. Yani oyle cocugu firlatma stili degil. yuzme de denemez o yuzden su da vakit gecirme diyorum. Yanlisim olabilir ama 2 ayliktan beri gidiyoruz ve cok memnunuz guzel bir aktivite. Ben yurtdisindayim ama Turkiyede de benzer mekanlar imkanlar var gordum reklamlari.
Ayri bir anektod 6 aylikken yazin trde su henuz sogukken denize girmeyi denedik yine ozel simidiyle kiyametleri kopardi. gectigimiz agustos burada bir spa otelde cocuk havuzundan muthis keyif aldik ve kendi simidiyle ilerledi 8 aylik bebek. Yuzmek degil ama bu yada yuzme ogrenmek o baska bir is dendigi gibi 3-4 yas gekeir en az diye dusunuyorum.
0
wallcan
(25.09.24)
arkadasiniz kursun amacini anlamamis gibi. bebeklere ögretilen sey yüzme degil, bogulmamak. bebege suya düsmesi durumunda su yüzeyine cikmayi, kendini nefes alacak sekilde sirt üstü cevirmeyi ve bagirarak yardim istemeyi ögretiyolar cünkü bogulmak dsö verilerine göre cocuklarda ölüme neden olan en yaygin bes neden arasinda. yani cocuk öyle suya girip kulac falan atmiyor. ISR lessons diye aratirsaniz cikar karsiniza. Kurs adinda isr gecmese dahi, bebeklere ögretilen seyler isr'nin metotlarina dayanir cünkü o yastaki cocuga henüz baska bir sey ögretemezsiniz.
Yüzmeyi kendi kendine öğrendi. Denize ulaşımımız kolay olduğu için 10 aylıkten beri sürekli denize girdik beraber. Denize alıştıktan sonra kolluklar ile bizimle dubalara kadar yüzüp geliyordu.
Bu yaz başı artık kollukları takmak istemediği rahat edemediği söyledi. 2 hafta içinde kolluksuz yüzmeyi öğrendi.
Yüzme tahtası ile cok rahat yüzebiliyor. Tahtası da suyun üstünde durabiliyor.
Bebekken öğrenebilir öenmli olan sürekli tekrar edebilmesi
0
kaiserr76
(25.09.24)
hepsi para tuzağı. küçüklükte yeteri kadar suyla denizle haşır neşir olursa yüzmeyi öğrenir. illa istiyorsanız cocuklukta stil öğrenmesi için gönderirsiniz.
yüzme konusun geçtim 6 aylık çocuk havuza sokulmaz, aşıları bitsin bağışıklığı biraz otursun acele etmeyin hızlı büyüyorlar.
1 haftalık bavyera strasburg gezisi planladık. 1 çocuk var, trenle mi gezmek mantıklı araç kiralamak mı?ekonomik olarak da hangisi mantıklı?
1 haftalık bavyera strasburg gezisi planladık. 1 çocuk var, trenle mi gezmek mantıklı araç kiralamak mı?
ekonomik olarak da hangisi mantıklı?
0
mikahakkinen (09.08.24)
Eğer daha önce oralarda araba kullandıysanız araba. Tren daha ekonomik olmaz diye tahmin ediyorum.
0
burfak
(09.08.24)
ben olsam keyif alarak gezmek için tren yapardım. 49 euroluk biletle gayet rahat gezersiniz hem de şehir içi ulaşımda olur.
aynı zamanda eğer avrupa'da araba kullanmadıysanız hiç araba kiralama işine girmeyin derim. tr'deki şekilde kullanmaya kalkarsanız kaza kaçınılmaz olur. he bir de otopark parası tarafı var işin tabi ki.
0
biergarten
(09.08.24)
evet mantıklı. 1. tren ucuz değil. 2. deutsche bahn sürekli gecikmesiyle meşhur.
@edmond honda türkçe yazmaya çalıştım.strasbourg olarak yazamadım.
0
🌸mikahakkinen
(09.08.24)
gezinin cogunlugu almanya icinde olacaksa 49 euroluk bilet ekonomik olabilir. strasbourg'un cok yakinina kadar bu bilet ile gidebilirsiniz (hatta strasbourg-kehl arasinda da gecerli olabilir). ancak bol bol aktarmali ve daha uzun sürede giderseniz gideceginiz yere. olasi tren iptalleri ve gecikmeleri de caninizi sikabilir.
3 x 49 euro (cocugun yasina göre belki gerekmeyebilir bakmaniz lazim) ile arac kiralama ücreti + otopark + otoban + sehir ici ulasim biletlerini karsilastirabilirsiniz ekonomik olarak.
0
axl
(09.08.24)
Arac kirala. 49€luk bilet IC ve ICE'de gecmiyor.Sehirler arasinda regional trenler ile cok vakit kaybedersin.
0
turkuaz
(09.08.24)
Gezilecek yerlere bağlı olarak planlama yapmanız önemli. Sadece Güney Bavyera mı yoksa kuzey bölgeleri de dahil mi? Örneğin, Augsburg - Münih arası için IC veya ICE'ye binmek pek mantıklı değil. Aynı durum, Münih - Ingolstadt ve Augsburg - Ulm arası için de geçerli. ICE'nin RE'ye kıyasla sağladığı zaman avantajı 20 dakikadan fazla değil. Bu yüzden, D Bileti alarak her türlü toplu taşımayı rahatça kullanabilirsiniz.
Ayrıca, Almanya'da şehir içinde araç kullanmaya alışık değilseniz, ilk başlarda bu zorlayıcı olabilir. Kaza yapma riski ve şehir içlerindeki yüksek park ücretlerini de göz önünde bulundurarak bütçenizi planlamakta fayda var. Bununla birlikte, şu sıralar trenlerde yoğunluk var, bu yüzden gideceğiniz rotaları DB üzerinden kontrol edip planlamanızı ona göre yapın. Araba kiralamak, hem kaza riski hem de maliyet açısından çok daha az ekonomik bir seçenek olacaktır
Merhabalar sevgili anneler ve babalar. Hangi mama sandalyesini kullaniyorsunuz, memnun musunuz? Sağlam ve güvenli bir sey olsun ama dunyanin parasini da vermeyelim istiyorum ama değecekse de vereyim ne bileyim kafam cok karıştı bu mevzularda.Ana kucagi, kanguru vs alırken karar veremeyip gidip en pa
Merhabalar sevgili anneler ve babalar. Hangi mama sandalyesini kullaniyorsunuz, memnun musunuz? Sağlam ve güvenli bir sey olsun ama dunyanin parasini da vermeyelim istiyorum ama değecekse de vereyim ne bileyim kafam cok karıştı bu mevzularda.Ana kucagi, kanguru vs alırken karar veremeyip gidip en pahalisini almistim, simdi dusununce babybjörn olmayanlar ayni sekilde ayni isi görmüyor mu nedir yani. Mama sandalyesinde de gittim maxi cosi minla'yi begendim de simdi 500 liraya da mama sandalyesi var 3 bine de var bu 10bin, chiccoya baktim 12bin. Ikea al gec yazmis internet alemi ama biraz daha sağlam hissettiren ve ayak koyma yeri olan bir sey olsa keske. Help!
0
passive aggressive (06.08.24)
evet ikea pratikligi ve fiyat avantaji sebebiyle cok tavsiye ediliyor. ayrica ahsap ayak koyma aparati da satiliyor bu arada o modele uyumlu internette bulabilirsiniz.
ote yandan ben mama sandalyesi almadim, bumbo almistim yeni dogdugunda. ek gida sonrasi nerdeyse 3 yasina kadar onu kullandik. ilk 1 sene masanin uzerinde, sonrasinda sandalyeye baglayarak kullandik. fakat yorumlarda bebek sigmadigi veya oturmak istemedigi icin kullanamayan cok fazla insan var. biz minyon olmasinin avantajini kullandik o noktada su an 3.5 yasini biraz gecmis biri olarak oturtsam hala sigar gibi duruyor. ve tabii 6 ayliktan beri ona oturdugu icin oturmak istememe durumu olmuyordu. ayrica tepsisi de cocugu oturdugu yere tamamen sabitledigi icin kalkip gezinme gibi durumlar da olmamis oluyor bunlar hep avantajdi benim icin :)
bir de bu tur belli sureli kullanimi olan seyleri mumkun mertebe iyisinden ikinci el almaya calisin nacizane tavsiyem.
0
in vino veritas
(06.08.24)
İkea sandalyesi ve içine yumuşak bebek minderi
0
basond
(06.08.24)
ikea'nınkini ahsap ayak koyma aparati ile kullanıyoruz memnunuz baya
0
mysql34
(06.08.24)
Bu konu hala içimde bir dert olduğu için direk dertli girmek istiyorum sorunuza. Zaten bu da cevap olarak yeterli olacaktır. Eşim sağolsun oğlum herşeyin en iyisine layıktır düşüncesiyle onca ısrarıma rağmen gitti Chicco aldırttı. Çok az kullandık neredeyse ve şimdi elimizden çıkartmaya çalışıyoruz ancak ne arayan var ne soran. Balkonda yer kaplayıp duruyor. Diğer yorumları da dikkate alarak basit bir sandalye alıp geçin. Sakın pahalı bir seçeneğe gitmeyin derim.
0
va
(07.08.24)
IKEA Antilop en iyisi.
Diğer bazıları aşırı ağır oluyor, gereksiz teferruatlı filan. IKEA al geç, temizlemesi de kolay, hafif, buna karşın oldukça dengeli.
Bir de kafelere filan gittiğinizde de bununla karşılaşacaksınız, çocuk yadırgamıyor.
Bizde sanırım bir ara 4 tane filan vardı anneanne, babaanne, vs. derken. Fiyatı da diğerlerine göre uygun.
0
burfak
(07.08.24)
bu aletin pahalısına o kadar gerek yok ki yani bimde satılan ya da ikinci el varsa o bile olur.
ayak koyma yeri olsun, yoksa aparatını alın kafi. internette satılıyor.
istediğiniz markaya baktım tamamen kumaştan oluşuyor. yemek döküldüğünde nasıl temizlemeyi düşünüyorsunuz mesela? plastik olanları at banyoya foşur foşur yıka yani.
0
elorelia
(07.08.24)
elorelia +1
hafiflik (çok yer değiştirecek), ayak koyma aparatı ve temizleme kolaylığını sağlayan en ucuz mama sandalyesi doğru tercih olur.
0
brakgn
(07.08.24)
Bizde hem Ikea hem de pahalı olan var.
Ev küçükse, sandalye sık sık taşınacaksa kesinlikle Ikea. Daha rahat, büyük olsun diyorsanız pahalı olan.
Pahalı olanın koltuğu yukarı ve en aşağı indirilebiliyor. Hem masanıza göre ayarlayabiliyorsunuz hem de çocuk için oturacak bir sandalye gibi aşağı inebiliyor.
Ikea alırsanız da ekstralarını almayı unutmayın, özellikle de ayak koyma yeri kesinlikle almak gerek. Minder de gerekli bence.
Bu eşyayı yaklaşık 3 yıl kullanacağınızı hatırlatayım.
Ikea'yı ikinci el almıştım ben, zaten sıfırı da çok ucuz.
stokke bebekle beraber büyüyor. öncelikle bebekler mama sandalyesinden nefret ediyor cünkü cok kisitlayici bir sey. ikinci olarak cocuk gelisiminde mama sandalyesinin yeri yok.+1 Baby Led Weaning yani kisaca BWL, bebegi sofraya sizinle beraber oturtup kendi yediklerinizden ona vererek kendi kendine yemesini ve yemekleri sevmeyi cesaretlendirdiginiz bir sistem. sofra adabi sofrada ögrenilir, mama sandalyesinde degil. yemek zamanlarinda aile olarak zaman gecirmanin, bebegin size bakarak yemeyi ögrenmesinin ve sevmesinin yolu bebegi sofraya dahil ederek olur. onu ayri bir kisimda tutmanin hicbir getirisi yok. bebeklik gectikten sonra erken cocuk döneminde cocuk tripp trapp sayesinde kendisi sofraya oturup kendisi sofradan kalkabiliyor. bunlar gelisimde önemli etkenler. birey gibi davraniyor cocuk ve sizin cocuga davranisiniz dahi degisiyor. 3 yasindaki cocuga mama sandalyesi kullananlari, her seferinde cocugu sandalyeye indirip kaldiranlari gördükce yariliyorum.
stokke bir marka sadece. daha ucuzunu buluyorsaniz ondan alin. tamamen ahsap. iyi kurulamak kaydiyla iyice yikabilirsin de ama genelde temiz sabuinlu bir bezle silmek yetiyor.
Avrupa'da yaşayan insan bir sabah uyanıyor ve banka hesabı kapatılmış. Banka diyor ki "artık seninle çalışmak istemiyoruz". Banka bunu neden yapıyor?Türkiye'deyse hesap açalım diye bankalar birbirini eziyor.Avrupa'da neden böyle, Türkiye'de neden öyle?
Avrupa'da yaşayan insan bir sabah uyanıyor ve banka hesabı kapatılmış. Banka diyor ki "artık seninle çalışmak istemiyoruz". Banka bunu neden yapıyor?
Türkiye'deyse hesap açalım diye bankalar birbirini eziyor.
Avrupa'da neden böyle, Türkiye'de neden öyle?
0
michael_knight (23.05.24)
avrupa'da kullanıcı ve hesap konularında bankacılıkta ciddi regülasyonlar var. arada bir de regülasyonları uyguladıklarını göstermek için belirli sayıda banka hesap açma talebini reddediyorlar, hesap kapatıyorlar, transferleri incelemeye alıp bloke atıyorlar.
0
avatar is back
(23.05.24)
Türkiyede de eger hesabın bahis kumar işlerine bulaştıysa bizdeki bankalarda aynı şeyi yapıyor
0
limonlu eksi
(23.05.24)
Yasadışı işlem şüphesi gibi değil de mesela şuradaki gibi durumlardan bahsediyorum. Banka müşterisinin bankaya hiç masrafı yokmuş gibi geliyor bana. Ama yanıldığım veya anlayamadığım bir kısım var belli ki.
türkiye gri listede. bu hafta listeden cikmamiz bekleniyordu, durum nedir su an bilmiyorum ama türkiye'de dogmak yetiyor yani riskli olarak degerlendirilmaye. dogmak ve/veya yasamak. diyelim türkiye'de dogdun ama hic yasamadin türkiye'de, vatandasligin da abd vatandasligi olsun, gene fark etmez, gene riskli degerlendiriliyorsun. yani türkiye'den hesabina para girmemis olsa dahi sadece dogdugun yer sebebiyle seni bir tehdit görüyorlar. gri listede kimler var? türkiye, irak, afganistan...
sebebine gelince fatih altayli'nin timur soykan ve murat agriel ile yaptigi söylesiyi izlemenizi öneririm.
0
alice in potatoland
(23.05.24)
Abi yolladiklarinin ikisi de ing ikisi de Lüksemburg. Buradan anladigim ing ve Lüksemburg iliskisi olanlarda sıkıntı var.
Ben misal Fransa'da su ana kadar şu şekilde duydum; Kisi cryptolar vs gibi şeylerde kullaniyor. Ondan sıkıntı olmus. Kişi yurtdışı hesaplarla özellikle sıkıntılı ülkelerle çok girdi çıktı parasal işlemler yapiyorsa.
Onun dışında cost vs diyerek kapatilan bir şeye hiç denk gelmedim sosyal medyada. Orada kesin dediğim gibi ing'nin belki Lüksemburg'tan çıkma vs bir şeyi varsadir ya da küçülme vs.
0
logisticsmanager
(23.05.24)
@alice listede afganistan ve 20 sene işgal görmüş yakasından bi türlü düşmedikleri düzeni kalmamış zavallı ırak yok. yalan söylemişler sana. kaynak gösterdiklerin parayı trollükten örnekteki gibi yalandan ve kışkırtmadan kazanan tipler üstelik bu derecede yabancı yaptırımların içten içe gönüllü destekçisi olmamak lazım.
zaten liste çıtırdan ideolojik. kara listede myanmar, iran, k.kore var. darbe hükümeti, ezeli nato düşmanı, nato düşmanı + komünist.
0
lambırcek
(23.05.24)
Ya tamam Irak ve Afganistan yok ama Mozambik var, Niijerya var, Suriye var, Kenya var, Namibia var, Kameron, Burkina Faso, Yemen gibi şahane başka ülkeler var. Şahanelikten bayılacağım.
0
alice in potatoland
(23.05.24)
@alice felakat masalların bitmedi mi hala? bence de parantez açıp seni istisna saymalı. ne o öyle kara kara heriflerle bi arada saymak. onlar kokuyodur bi de eminim. avrupa ayıp ediyor.
0
lambırcek
(23.05.24)
www.bloomberg.com bitmedi felaket masallarım çünkü masal değil gerçekler. kaynak österdiklerimle bir husumetin varsa sorun sendedir.
0
alice in potatoland
(23.05.24)
kriptopara işlerine baya karşılar. O yüzden olabilir. Devletler zorluyor.
Şöyle düşün, birkaç yıl önce Türkiye'de bankalarda döviz tutmak zordu şahsen beni sürekli taciz edip illa vadeliye geçirelim, KKM yapalım falan diyorlardı. Onun son noktası "madem dolar tutacaksın al paranı başka bankaya git" olabilirdi.
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
Belirsiz ucuz açık bir soru daha. Avrupa'da yaşayan biri? Hangi avrupa ülkesi olduğu belli değil. Öncesi ve sonrası hakkında bir detay yok. Pek inandırıcı gelmedi. Ayrıca konunun Türkiye'nin gri listede olup olmaması ile alakası yok Türk vatandaşı gri listeden bağımsız olarak bir çok ülkede banka hesabı açabilir. Gri liste çok ciddiye alınacak bir durum değil bu iddia (saçma sapan ideolojik kanalların algı oyunu ne de olsa alıcısı var) Velev ki müşteri uygu bir profilde değildi baştan hesap açmazlardı zaten.
Gri listeye gelirsek bu liste dönem dönem değişir buradaki kriter ülke isimleri değil kategorizasyondur.
0
doharkoman
(24.05.24)
alice aktardığın yalanı düzelten zaten benim. linke gerek yok biliyorum bugün nasıl kandırılsam diye haber dinleyip karikatür kötüye dönüştürülen 2 ülkeyle (2si de 20 sene amerikan işgali görmüş tesadüfe bak) türkiyeyi yanyana getiren sensin. bu çarpık zihni üreten ve ekmeğine bakanlar da saydığın isimler. yazdığın ilk şey yalan ama hala vurgulu vurgulu gerçekleri konuştuğunu düşünüyorsun. hala ayıkmadın
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.